Giriş ya da Kayıt Ücretsiz!
> Anasayfa > Yazılar >
Kullanıcı Bölümü
Merhaba Ziyaretçi
IP: 54.167.157.241

Kullanıcı Adı
Şifre
Anket
Mutlu olmak için mutlaka ihtiyacımız olan şey nedir ?
Maddiyat
Maneviyat
Kimler Online
Unknown 54.167.x.x
En Çok İndirilenler
Kırıp dökmeden olamaz mı bu iş ?
Date 20/11/2009 05:35 Author Zübeyir KINDIRA
RSS
Açılım görüşmelerine, eylemler damga vurdu.
CHP'li Canan Arıtman'ın planladığı, şehit anasının bayraklı gösterisi,
internethaber'in 4 saat öncesinden haber yapması üzerine adeta güme gitti. Ayrıca haberimiz, hem başbakanın konuşmasına yansıdı hem TBMM Başkanının, eyleme hazırlıklı olmasına hem de tüm fotomuhabirleri ve TV kameralarının 'uyanmasına' yol açtı.

Hepsi bir yana.
Meclis'te eylem planlamayı,
bu plana bir şehit anasını katmayı,
sosyal demokrat bir partinin milletvekiline hiç yakıştıramadım.
Bunun adına demokratlık değil
anarşistlik denir.

Bu eylemli saatler sürerken;
Kuliste sahbet imkanı bulduğumuz Bakan Ertuğrul Günay, bir anektod aktardı:

CHP'li Turhan Feyzioğlu, kürsüden bir cümle etmiş.
Demiş ki, "Bu ülkede bakan olmak için Türk olmak yetmez, Türk doğmak gerek."  Kulis çıkışında, CHP'liler Feyzioğlu'nu köşeye sıkıştırıp, tokatlamışlar.
Şimdi de;
O CHP ile bu CHP arasındaki farkı anlatabilmek için
birilerine ciddi bir tokat atmak gerek
galiba...

10 Kasım'da skandal görüntüler nedeniyle;
bu kez 'tansiyon aşağı insin' diye
önceden tüm gruplar uyarılmışlardı.
Hatta anlaşmışlardı.
Buna rağmen gerginlik sürdü. 
Eylem planlamanın ötesine de geçildi ve CHP'liler toplantıyı terk etti.
Bana göre başbakanın söylediği söze tepki gösterip ayrılmayı, zaten planlamışlardı.

Ve yine açılmın aslında ne olduğu tam olarak anlaşılamadı.
Zaten artık kimse de açılımın detayını merak etmiyor, sanırım. 
Akılda kalan sanırım Kürtçe miting düzenlemek ile taş atan çocukların terör maddesinden yargılanması uygulamasının kaldırılması. 
Bu mudur açılım? 

Eğer buysa, 
altı üstü bir yumurta; bu kadar gıdaklamaya ne gerek var?
diye sorarlar, adama.

Özal, 141, 142, 163'ü kaldırdı. Kürtçe şarkıları, kasetleri serbest bıraktı. Soyunda Kürtlük olduğunu bile söyledi. Daha sonra bu ülkede idam kaldırıldı, idam...
Ama ortalık bu kadar karışmadı.
Toplum bu kadar gerilmedi.
İnsanlar şucu-bucu diye kamplara ayrılmadı.
Meclis'te pankartlar açılmadı.
Sınırlarda terörist kıyafetiyle halaylar çekilmedi.
Şehit Anaları yollara dökülmedi. 
Madalyalar çöpe atılmadı...

Bir sorunu çözerken, yeni ve daha büyük bir sorun çıkartmamak gerek.
Kutuplaşmayı ortadan kaldırmak istenirken, yeni kutuplaşmalar yaratmamak gerek.
Bunun için de her kesim sakin ve sağduyulu olmalı.
Meclis'te açılım görüşmelerinde,
bu sağduyunun izlerini pek göremedik. 
Umarız açılımın bundan sonraki sürecinde bunu görebiliriz!